13 Ocak 2010

Akıllı Yün



Dün Asumandayken aldı beni bir baş ağrısı. Eve gelene kadar yedi bitirdi beni. Üstelik bu sefer kaynağı da ensemin sol kısmısı. Ne menem bir şey bu anlamadım gitti!

Körolmayası beni eve kadar da takip etmemiş mi?

Yatayım dedim, uyudukça geçer. Bu sefer yemedi. Rüya olarak, kabus olarak, dönenmiş bükülmüş yorgan olarak çıktı karşıma. Kırk yılın başı erken yatayım, erken kalkayım demişim bırakırlar mı?

Sabahın 06.30'unda kalktım homurdanarak. Ağrı sızı sızı ensemin sol köşesinden beynimin sol köşesine kroşe.

İki lokma birşeyler ağzıma atıp dayandım majezike.

Kalktığımda saat 13.00 idi. Öeh! Buruşmuş kağıt gibiyim gene. Mutfağa girdim ve girmemle annem başladı söylenmeye "baban o evi satacak gaza gelip üç kuruş paraya. Niye bu adama laf anlatamıyorum! Bıgı bıgı...".

-Sana da Günaydın anne!

Anladım ki evden hızla uzaklaşmam lazım. Annem kura kura dellenmiş. Babam gene çok uzak olduğu bir konuya (emlak ve ekonomi) dalmak üzere. Anafor gibi yutar beni mazallah bu konular. (Run Defne Run!)

Zaten ne zamandır örgü olaylarına gireyim yeniden diyordum kendi kendime. Alayım şişimi, yünümü, gerisi allah kerim.

Şiş ve yün ikilisini düşününce gözümün önünde beyaz tenli, bal gözlü bir Romen kızı canlandı. Yoksa bu kız Özlem olmasındı? (Olsundu)

Topladım bohçamı ve Özleme kaçtım.

Yine bol çay, bol muhabbet, bol çişli saatler geçirdik. Özlem'in yakınlara taşınmasına çok seviniyorum. Hele de mutfağına bayılıyorum. Mutfak sohbeti gibisi yok mirim...

Akşam eve döndükten sonra şu örgüme bir bakayım dedim. Özlem'de bulunduğum 6-7 saat boyunca toplam 8 sıra örmüşüm. Benim durumum gene iyi sanırım. 1 hafta önce Özlem sırt niyetiyle başlayıp kol olmasına karar verdiği parçayı bugün de hala örmekteydi. Buradan da anlaşılacağı üzere ellerden çok çene işlemiş gene :)

Gelelim bugünün beni güldüren anına.
Eve geldim, annem mutfakta birşyler pişiriyor. "Biliyor musun? Komşu geldi, kocanız çok bağırıp çağırıyor gürültüden durulmuyor dedi." dedi.Ne? Kim anne? Hangi komşu? Ne zaman bağırdı babam? dedim.

"Baban değil canıım. Ali Rıza Bey" dedi.
"Ali Rıza Bey???"

Konu başlığı yok, giriş gelişme yok. Annem lafa hep böyle patadanak ortasından dalar. Bir gözü Yaprak Dökümünde, bir gözü yemekte olunca hatlar da karışıyor tabii.

İşin daha fenası aynı annem gibi lafa ortasından başlayıp konunun tamamını anlmamamı bekleyen bir de sevgilim var.

Hadi bakalım...

Hiç yorum yok: