1 Ekim 2009

Zamanım yok!



İnsanlar 24 saatte neler yapıyor... 

Oysaki benim hiç bir şey yapmaya zamanım yok! Bir süredir saçımı boyamak için saçlarımı yıkamadım (bir süreyi size söylemekten utanıyorum). Yıkamamamın nedeni de saçımı boyamak isteyişim. Ama gelin görün ki, bir türlü saç boyası almaya zamanım olamadı. Boya alamadığım için saçımı da yıkayamadım. (püü bahanelere bak).

Daha fenası 2 gün önce aniden "höyyt yeter be!" diyerek yaptığım uzun listeyi tamamlamaya karar verdim. Kahvaltımı yapıp attım kendimi sokaklara.

1. Fi tarihinde (2 ay önce) aldığım perdeyi takabilmem için perde tokası (şu yeni kilitli denilenlerden),

2. Sevgilimin ayılıp bayıldığı, ama bitmek üzere olan caanım parfümüm,

3. Diğer milyonlarcası gibi beni zart diye ortada bırakan kulaklığın yenisi,

4. Eczaneden almam gereken ilaçlar,

5. Saç Boyası

Sırayla hepsini alıp, üzerine bir de güzel bir yürüyüş yapıp, muzaffer bir komutan edasıyla döndüm eve. 

Sonuç:

1-Perdeye tokaları taktım ama perdeyi korneje takmadım

2- Saç boyasını aldım ama saçımı hala boyamadığım gibi hala duş da almadım

3- Liste gözüme kısa görünmüş olacak ki ekstra luzumsuz bikaç bişey daha alarak elim dolu ama cebim boş bir şekilde gene oturdum pc başına.

İşten çıktığımdan beri hiç bir şeye zamanım yok. Bu ne yaman çelişki!

3 Hafta önce 4 tane enfes film aldım. İzledim mi? Tabii ki hayır. Taaa ne zaman önce (3 a 3 ayı temsil ediyor) uygulamaya karar verdiğim Tai-Bo cd sini takıp izledim ve yaptım mı? Yalan söylemiyim 1 kere yaptım. Çevirmeye çabalayacağıma ve böylelikle ingilizcemi ilerleteceğime dair sevgilime söz verdiğim iki sayfalık bir metni çevirdim mi? Hayır. Çerçeveletmek istediğim ve bastırmam gereken fotoğrafları bastırdım mı? Hayır. 2 Hafta önce sana geleceğim dediğim halama gittim mi? Ona da hayır. Hayır da hayır...

Bu tür örneklerden en kötüsü ne zamandır görüşmediğim bir arkadaşıma facebookta en kısa zamanda sana geleceğim diyip gitmeyişim. Gitmemek kısmını başardım. Daha kötüsü o arkadaşım artık Amerika'da yaşıyor. Taşındı resmen! Gitti kız. Yerleşti yahu oraya.

Nasıl başardığımdan emin değilim ama bu derya deniz rahat günlerde hiç bir şeye zaman bulamıyorum. İnsan çalışırken aslında hiç bir şeye zamanı olmadığını düşünüyor ama bir şekilde bir çoğunu yapabiliyor. Ama gelin görün ki, işsizlik, bol zaman insanı resmen iş yapamaz hale getiriyor. Bugün, yarın bilmem ne derken vırt diye geçiyor zaman. Bugün bir oyun sitesinde harcadığım zamanı anneme söylesem vallahi erinmez terlik fırlatır bana.

En fenası da bunu bilerek göz göre göre hala burada oturmuş blog yazıyorum ve hala saçlarım kirli ve boyanmamış! Erken yatmamışım ve saat 03.27. Perde de duruyor öyle orda. Filmler de Dvd Oynatıcının üstünde tozlanıyor. Okuyayım diye gözüme gözüme soktuğum kitaplardan hiç bahsetmiyeyim bence...

Şimdi karar veriyorum (dırını nııın). Yarın kalkabildiğim en erken vakitte kalkıp hemen saçlarımı boyayacağım. Akabinde perdeyi takacağım. Sonra Tai-Bo cdsini takıp biraz ter dökeceğim. Sonra yeni bir kitaba başlıyacağım. Sonra biraz çevirme denemesi. Bir öğle yemeği ve ardından yürüyüş. Akşam üzeri de aldığım filmlerden birini izlemece. 

İlkokuldan Üniversiteye kadar süslü süslü defterler alıp plan-program yapmayı denediğim çok oldu. İlk kez internette deniyorum. Artık bu da tutmazsa Ay'da otel kurulduğu zaman orda yerçekimsiz ortamda deniycem program yapmayı. Hadi bakalım...

Not: Eğer yarın bunları gerçekleştirmiş olursam fotoğraflarıyla yayınlıycam valla billa...

-Ve bu arada İyi ki doğdun Sevgili Gandhi-

Hiç yorum yok: