15 Ekim 2009

Bir dilim karpuzla yetinemem


Of. Dün berbattım. Berbattık.

Salya-sümük, halsizlik, öksürük krizleri. Mecburen alışveriş için dışarı çıktık ve 15 dakika içinde tüm enerjimiz tükendi. Eve kadar elimizdeki torbalarla resmen süründük.


Dün gece nasıl olduğumu öğrenmek için İlker aradı. "Birşeye ihtiyacın var mı, istediğin zaman ara" gibi şeyler söyledi ve kapadık.


Bugün kendimi daha iyi hissediyor olmasam yavaş yavaş Domuz Gribi mi oldum demeye başlayacaktım. Bronşitle başlayıp Gribe doğru ilerledim ve uzun zamandır olmadığım kadar halsiz bir hastalık geçiriyorum. Sanırım moralin biraz bozuk olması bağışıklık sisteminin de sekteye uğramasına yol açıyor.


Çocukken en uyuz olduğum şey nezle ya da grip olmaktı. Derdim hasta olmak değil, burun deliklerimin kapanmasıydı. O zamanlar tek çare burna tuzlu su çekmekti ki, o da sadece sinüsleri temizleyip mevzubahis olan akıntıyı daha likit hale getirmeye yarıyordu.

Çocukken nezle olduğumda "anne ya gece uyurken nefes alamazsam?" dediğimi hatırlıyorum.

Şu burun açıcı spreyi keşfeden her kimse gidip onu burnundan öpmek istiyorum. Evelsi gece gerçekten nefes alamadığım için uyuyamadım ve dün sabah kalkar kalmaz o spreylerden birini alıp gece danalar gibi uyudum.


Yalnız bu spreylerde şöyle bir durum varmış: En fazla 1 hafta kullanılması uygunmuş. Uzun süreli kullanımda koku alamaz hale geliniyormuş. Beyne bazı zararları da olduğu söyleniyor. Ekşisözlükte okuduğum kadarıyla da oldukça fazla sayıda müptelası varmış. Yazanların çoğu da müptelası olanlardı...


Bu arada ballı zencefil olayına da girdim ki o da bronşit için bir numaralı doğal ilaçmış. Biraz acı da olsa zencefil inanılmaz faydalı bir bitki. Artık benim için bir numaralı kız ismi "Ginger"!


Yaşasın kocakarı ilaçları!

Evde bir torbam var. İçinde Ihlamur, ısırgan otu, kabuk tarçın, ayva yaprağı, kurutulmuş papatya, biberiye, kurutulmuş yasemin, rezene, karanfil, defne yaprağı ve kurutulmuş elma kabukları var. Kış geldi mi, torbamı açıp, başlıyorum bitki çayları yapmaya.


Özellikle grip ya da nezle gibi hastalıklarda iltihabik bir durum olmadığı sürece doğal yöntemlerin daha etkili ve faydalı olduğunu düşünüyorum.

Bu arada sarımsağın da doğal antibiyotik olduğunu ve düzenli olarak günde 2-3 diş sarımsağın da antiseptik görevi gördüğünü, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, kolestrol ve tansiyonu düşürdüğünü söylemekte yarar var. Ayrıca cilde de çok iyi geliyor.


Bir çok rahatsızlığın ilacının doğada var olduğuna inanlardanım. Hemen hemen herşeyin yetiştiği topraklara sahip bir ülkede yaşarken bunların farkına varmamak ya da yararlanmamak çok yazık. Sanırım hepimizin bir günlüğüne dilimi bilmemkaç Yen'e satılan karpuzları görmek için Japonya'ya gitmemiz lazım bazı şeylerin kıymetini anlamak için.

Biz ki, karpuzun içine çocuk koyup bunu da 70-80'lerde kartpostal yapan bir neslin evlatlarıyız.









1 yorum:

neptuneptun dedi ki...

amaaan çok geçmiş olsun kardeş, gerçi herhalde geçmiştir zaten.
ben de yazını okumadan bir blog yazdım, bu grip mriple ilgili, ne kadar farklı düşünüyormuşuz ha!