
Başlığa bakıp aldanmamak gerek elbet. Sezen Aksu ablamızın güzide parçalarından birinin içinde geçiyordu bu. Aklıma geldi. Çünkü geçen hafta uzun uzun bir blog yazmıştım uzun uzun zamanlardan sonra. Noktamı koydum, önizle bakalım dedim, çat gitti site.
Site gitti, aklım gitti, giden gitti dedim kalktım yerimden. Zira bir süredir aklım bambaşka şeylerle meşgul. Amnezi olasım var tamir edemediğim şeyleri unutmak adına (tööbe de ülen!)
Baya baya büyüdüm ben bu sene. Mayıstan beri uyandım bu duruma. Hep biliyordum aslında bende Peter Pan Sendromu gibi bir şey olduğunu. Kendi kendime arada pıs pıs söylüyordum ama yaşayıp gidiyorduk işte. Sonra büyüdüm. Pat diye hem de. Aniden 33, bilemedin 34 oldum. (bak haala...)
Aslına bakarsan (bakarsanız, bakarsam) hala büyümenin tanımını bilmeden yaşayıp gidiyoruz. Zaman zaman öyle birşeyler oluyor ki aniden "ouww ben mi dedim bunu?" ya da "nası karar verebildim bu kadar çabuk?" gibi şeyler söylediğimizde farkediyoruz bir adım daha olgunlaştığımızı.
Şimdi aklıma milyonlarca örnek geliyor ama en klasiği artık eskisi kadar bardı, eğlenceydi, laylaylom du gibi şeylere aşırı takılmayışımız. O doymazlık, kudurukluk, acarlık sakinleyip yerini zamanlamasını iyi yapan, haftanın kafadan 2-3 gününü alkolle ve onun ertesi günü bıraktığı rezilane halleri yaşamadan geçiren , daha çok ev huzurunu tercih edip, arada bar ve alkol sevgisini keyifli yaşayabilen birey olmaya bırakıyor. Bu verdiğim örnekler elbette benim çevrem ve benle alakalı keyf-i noktalar.
Bu arada enfes bir akşam geçiriyor olduğumu söylemeden edemiycem. Enfesin tanımı herkese göre değişse de baya bi enfes bu akşam.
Dün, 1 Ekimden itibaren Özel Hastanelerin, sağlık ocaklarının muayene ücretlerinin baya bi artacağını öğrenip bi ufak check-up tan geçmeye karar verdim. Dün verdiğim kan tahlilleri ve kalp grafisinin sonuçlarını aldım bugün. Herşeyden önce sağlıklı olduğunu bilmek enfes bir duygu. İnsanda "ben bi koşsam mı ki şuralara biyerlere" gibi bir duygu ve enerji veriyor resmen. Hayata yeniden bağlanıyorsun, başlıyorsun sanki. Ben daha neler neler yaparım diye geçiriyorsun aklından. Birden "şanslı" oluveriyorsun.
Uzun zamandır konuşmayı unuttuğum yaratıcıma burdan sizlerin huzurunda tekrar teşekkür etmeyi bir borç bilirim...
Şimdi şu enfes Sonbahar akşamında odamın camı açık, trafik azaldığından sessizlik hakim. Koca bir kupa çayım, ılıman ılıman çalan müziğim ve ben. Yalnızlığın tadını en iyi çıkaran insanlardan biri olduğumu hatırladım yeniden. Ki bunun da çok önemli bir özellik olduğunu söylemem gerek.
Bir an yazmayı ne kadar özlediğimi ve beni ne kadar keyiflendirdiğini hatırladım. Sanırım bunun şu anki ambiyansla da çok alakası var. Eski günlerdeki gibi biraz. Kaygısız, bol zamanlı ve ergen kıvamında.
Büyümekten bahsediyordum ben... Ama iyi böyle şimdi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder