13 Ekim 2009

Asuman'da bir Salı


Ohuyyy. Çok fena hastayım.

Dün başlayan bronshit bugün nezleyle birleşerek Voltran'ı oluşturdu.

Bugünki güzel havada yün kazak ve bir yün hırkayla evde daha fazla oturmamam gerektiğini düşünüp benimle aynı durumda olan Asuman'ın evine gittim.

Aynı durumdan kastım hem sevgili kaybı hem de nezle.

Sanırım tonlarca bitki çayı, normal çay ve su içtik. İkimiz de yeşil battaniyenin altında ara ara eski sevgililerimizden bahsedip birkaç damla gözyaşı döktük.

Ve sonunda bunu yapabilecek kadar yakın arkadaşlarımız olduğu için şükrederek film moduna geçtik.


İlk izlediğimiz film Bosna-Hersek yapımı Grbavica idi. Bosna-Hersek'in yaşadığı o berbat savaştan sonra Esma adlı bir kadının ve Sırpların tecavüzü sonucu hamile kalarak doğurup büyüttüğü kızının hikayesi. Gerçekten enfes bir filmdi.2006 Berlin Film Festivalinde Altın Ayı Ödülü almış. Tavsiye ederim.

Özellikle de filmin sonlarına doğru Rehabilitasyon merkezinde kadınların söylediği şarkı beni bir Balkansever olarak mest etti.


İkinci film ise İspanyol yapımı Noviembre.Bir grup gencin Tiyatro yapma hevesini anlatıyor. Sokak Tiyatrosu ve Belgesel Tiyatro türünde ve kesinlikle para almayı reddederek sokaklarda doğaçlama oyunlar oynuyorlar. Değişik bir bakış açısı ve renkli bir hikayesi var.


Aslında iki film de "Festival Fimi" niteliğinde ve ben genelde festival filmlerine karşı önyargılıyımdır. Bugün Asuman sayesinde bu önyargımı biraz olsun kırmış oldum. Bu iki filmi izlerken Amerikan yapımı pırıltılı ve şaşalı filmlerden gerçeğe bir geçiş yaptığımı düşünerek bu filmleri daha çok sevdim.


Ouf. Belki 50 kere tuvalete gitmişimdir. Bugünlük bu kadar sıvı yeterli sanırım. Gece ilerledikçe hastalığa karşı gardım da düşmeye başladı. En iyisi bol bol uyuyup,dinlenip çabucak iyileşmek.



Hiç yorum yok: