Neyi sevmiyorum biliyor musun? Seni.
Yolda umarsızca halay çeker gibi yürüyen ve arkandan gelecek kişiye yol vermeden umarsızca yürüyen,arkandan gelen ve "pardon" diyerek geçmek zorunda kalan kişiye mal mal bakan "sen"i.
Hani metronun kapıları açılıyor ya, inenleri beklemeden ayı gibi kalabalığa dalıyorsun ittiriyorsun bir de.Homurdananlara el kol hareketi yapıyorsun...
Bazen araba kullanırken kendinden geçiyorsun. Kendini araba, kornayı da sesin zannediyorsun.Avaz avaz trafikte yeşil meşil dinlemeden yayaların üzerine sürüp bir de zevk alıyorsun.Gülüyorsun hatta. Çünkü sen bir arabasın. O kapı açılıp da biri benim ağzımı burnumu kıramaz diye düşünüyorsun...
Toplu taşım araçlarında haykıra haykıra telefonda konuşuyorsun.Kendini alamayıp küfür bile ediyorsun.Etrafında kaç kişi var, rahatsız olurlar mı demiyorsun.Dünyada bir tek sen varsın,bir tek sen akıllısın ya...
Zorbasın bir de.Sözünü geçiremeyip de aptal olduğun anlaşıldığında,bilgisizliğin,görgüsüzlüğün su yüzüne çıktığında ittirip kaktırıyorsun. Belki üniversite mezunusun belki değilsin.Ama önemli değil, öküzsün işte...
Bazen kadınsın, bazen erkek.Bazen gençsin, bazen orta yaşlı, bazen de yaşlı.
Kendini göstermek için her türlü rezil hale girebilirsin.Arkadaşını harcarsın.Kadınlığını/erkekliğini ayaklar altına alırsın. Duygusal mevzularda bir edebiyatçı edasıyla kırpma başlıklarla alkış toplarken,cehaletinin aktığı paçalarını toplayamazsın.
Çok okumanın,çok dinlemenin ya da bir şeyi çok iyi yapmanın, bunu gerçekten iyi yapanlar tarafından reklam edilmediğini bilsen, kendinde var etmeye çalıştığın zırvalardan,yaptığın afişlerden utanırsın.
Evden çıkarken giysilerinle beraber giydiğin sosyal kimliğini zaman zaman alkol tesiriyle düşürsen de bir ip cambazı gibi güzelce toplayıp devam edersin yükselmeye kendince.
Kendinden başkasını düşünmeyen, düşünürmüş gibi yapıp üç kuruşluk egosunun ucuna zil takıp kendi çapında oyunlar oynayan, kandırdığını sanan,kendini bir gün övmese ölecek gibi olan, ve daha hatırlayamadığım binlerce bencilliği bünyesinde barındıran hiç bir insanoğlunu sevmiyorum.Sevemediğim gibi zaman zaman sırf deli,agresif,ukala denmesin, ya da "efendilik bende kalsın" diye susuyorum.Lafları ağzının orta yerine yapıştırmıyor toplum içinde seni malum yerlere sokmuyorum.Yaptığımda da inan bu yapmak istediğimin şiddetsiz hali oluyor.
Gerçi sen kendine sokulan lafları da anlamıyorsun.Ama bir dene.Bir yerlerde bir ışık yanar da belki, "acaba" dersin.Değişir misin? Hiç sanmıyorum.Seni eğitmeye de vaktim yok.
Gölge etme başka bir şey istemem senden.Sevilmediğin yerde durma yeter.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder