Bugün sabah gözümü Özlem Z.'nin telefonuyla açtım.Normalde yarın gideceğimiz Gülru'ya bugün gitmeye karar vermiş.Ben Asuman'da tee sabahın 05 inde uyumuşum.Saat 12.30 falan.
Muhtemelen telefonda bir süre abukladım, sonra bir yüzümü yıkayıp yeniden konuştuk.Bugün için faturaydı ıvır zıvırdı bazı şeyleri halletmem gerekiyorudu ve onlara katılamadım.
Kalktım, Asu gene salonda uyumuş. Her görüşmemizde "ulan çok pis belim ağrıyo artık yatağımda yatıcam" dese de yapamıyor. O koskocaman yatak büyüdükçe büyüyor yalnızlıkla beraber gözünde.
Gerrit'la beraber alıştı bu yatak ve kanepe olayına. Gerrit varken yatak daha anlamlı tabii...
Baktım kahvaltı yapasım yok. Asu'da bebekler gibi uyuyor, küçük bir not bırakıp sessizce çıktım Asu'dan.
Hava buz! Öyle kat kat giyinmişim ki bacaklarımı belli bir mesafede açabiliyorum. Bir nevi Geyşa tipi yürüyüşteyim.
Çıkmışken yürüyeyim, kış da olsa güneş yüzü göreyim sevdasına Beğendik'e doğru yürüdüm.Gene cenaze var. Yolları kapayan askerler, top arabamsı bişey...
Beğendik'e girdim almayacağımı ya da alamayacağımı bile bile gene spor bölümüne, oradan kıyafetlere, usanmadan kozmetik reyonuna girdim çıktım.
Eve dönerken kimi işlerimi de hallederek günü kapadım.
Annemler evi döke saça çıkan kiracının ardından tadilat peşindeler. Badanacının bitirmiş olduğu işe bakmaya gittiler.
Bir süredir içimde lavabo tıkanıklığı gibi bir şey hissediyorum. Bu tıkanıklık nasıl çözülecek diye bekliyorum. Evde duramıyorum, Asuman'a gidip kalıyorum. Uzun uzun yürüyorum ama nafile.Biliyorum, ağlamam lazım ama kendimi zorla da ağlatamam ya!
Normalim bu benim. Ortada hüzünlü bir durum var ve her ne olursa olsun gözyaşı beni kurtaran, bir nevi güneşimi yeniden açtıran bir şey. Ama bu sefer çok uzun süre gözükmedi.
Annemler gittikten sonra biraz bağıra çağıra şarkı söyleyeyim diyerek Amy Winehouse dinlemeye başladım. Back to black şarkısına sıra geldiğinde musluklar yavaş yavaş açılmaya başladı.Arkasından Cibelle -Green grass- tuz biber oldu. Öyle birikmiş ki, çocuklar gibi ağladım. İçinde söz olmayan acıklı bir şarkı gibiydi...
Kendimi biraz daha özgürleşmiş hissediyorum. Sanırım kendi kendimi de bugün özgür bıraktım. Tüm yaşananlar, arkadaşlara anlatılanlardan sonra kendime anlatmak istediklerimi de söyledim kendime. Konuşulması gerekenlerin de artık bittiği zaman bu.
Akşam olduğunda yine heyheylerim geldi. Fıldır fıldır gezesim, evde de hiç mi hiç durmayasım var. 2 saatlik uzun bir yürüyüş, oje moje gibi ufak birkaç ihtiyacı tamamlama gibi aktivitelerimi de tamamladıktan sonra eve yeniden döndüm.Biraz daha rahatlamış hissettim kendimi.
Aslında bugünün finali hepsinden daha iyi geldi.
22:39
x-o içtiğimiz gün çok hoştu defni:)
d-evet bence de çok hoştu :)
x-d-o zaman tekrarlayalım
...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder