18 Şubat 2011

Yumurtaya can veren Sevgili Allahım! ...


İsterdim ki, çok uzun ve detaylı konuşan insanlar bir günlüğüne başkası olsunlar ve kendilerini telefonda, otobüste, ya da bir arkadaş toplaşmasında saatlerce ve kibarca dinlemek zorunda kalsınlar.

Şemsipaşapasajındasesibüzüşesiceler'in sadece Şemsipaşapasajında değil, her yerde sesleri büzüşse, ütü tutmasa...

Kış hep güneşli geçse, soğuk da olsa ışıl ışıl olsa ve hava erken kararmasa...

Depresyon uykusu aynı zamanda güzellik uykusu olsa, depresyona girmelere doyamasak uyusak, uyusak manken gibi kalksak...

Tatlı olan her şey çok yararlı olsa, tatlı yedikçe incelsek ve sağlık kazansak...

Yılda en az bir gün bulaşmamak için sustuğumuz tüm kaşalotların ağzına sça sça konuşsak.

Gözümüzü çok açınca gözümüz büyüse, kısınca Orta Asya'lı çekiciliğine kavuşsak.

İnsanlar yalan söylerken puf! diye aniden ortalıktan kaybolsa ve 2-3 gün uzay boşluğunda kafalarına meteor çarpa çarpa akıllanıp dünyaya geri dönseler.

Tüm kaldırımı kaplayarak yürüyen ya da kenara çekilmemize rağmen üstümüze üstümüze ayarsızca gelen insanların hepsini bir ülkeye koysak ve orada birbirlerine çarpa çarpa hafızalarını kaybetseler.

Sadece ben uyanınca sabah olsa, uykum gelince de gece.

Büyük çanta alınca ağzına kadar doldurmasam, küçük çanta alınca gene aynı bku yemesem...

İç sesime daha çok güvensem, "ya aslında öyle demek istememiştir" demesem. "He öyle dedi Öküz" desem. Yoluma gitsem.

Daha az ayrıntılı düşünsem, cehaletin kollarına bıraksam kendimi. Empatisizliğin Nirvana'sına ulaşsam.

"Bundan sonra hep erken kalkıcam lan!" dediğim her gece sabaha kadar oturmasam, akıllansam.

Daha çok kuş sürüsü görsem, dağ, bayır, çimen daha çok olsa.

Yolda yürürken çaktırmadan ağaçlara dokunmak zorunda kalmasam, ayan beyan sarılabilsem "aha deli" demeseler.

Yüzümü asmama neden olan her insan evladı yüzümü astırdığı her an için 15 dakikalığına Orta 2 ye dönse ve 3 dersten ikmale kaldığını öğrense.

Rüyalarımı kaydedip sabah oturup izleyebilsem.

Lise'de aşık olduğum ve bana yüz vermeyen çocuğu görsem ve "ni ha ha" desem.

Yanımda fotoğraf makinem olmadığında gördüğüm şahane anları gözüme kaydedip evde de makineme aktarabilsem.

Ankara'daki binaların çoğu beyaz, geri kalanlar da bir kreş havasında rengarenk olsa.

İstanbul'un denizini öve öve bitiremeyen ve aslında denizi doğru düzgün hiç göremeyen luzumsuz İstanbulÖverler Karadeniz'de bir yere yerleştirilseler ve "yavrım yel deydi, Romatizmalarım azdı" derken videoları çekilse. İstiklal'in orta yerinde ibret-i alem olsun diye yayınlansa.

Haberleri izlerken "son dakika" yazısını gördüğümde aklım, kalbim oynamasa. Sürpriz güzel bişey çıksa milletçenek seviçten ağlasak...

"Ay çok güldük,ağlamayalım sonra?" diyen her insan gülmekten altına işese.Herkes çok gülse ve gülmenin kötü bir şey getirmeyeceğinden emin olana dek gülse...

3 yorum:

Nazlila dedi ki...

hahaha, en cok da bunu sevdim Defnecim, kesinlikle katiliyorum :))

çello çalan kedi dedi ki...

tatlım ne yaptıysan, nirden bulduysan bu şablon süper.stop.sakın değiştirme stop.yazına bayıldım stop.

Benim Güzel Yolculuğum dedi ki...

Wala kurcalarken buldum bi daha bul desen bulamam.İkinize de çok teşekkürr :)