14 Şubat 2011




Dün gece yatmadan önce Yoga yaptım. Bu ikinci Yoga yapışım. Artık Yoga nasıl bir şeyse, gece rüyamda da Yoga yaptım.
Pozisyonlar aldım, oraya buraya döndüm. Sabah kalktığımda bir bacağım baya kafamın yanındaydı.Şaka diil. Baya rüya-müya derken yapmışım yani.
Kendimden tırstım biraz.

1 hafta önce iki gün üst üste rüyamda eski sevgilimi gördüm. İlk gördüğümde çok duygusal sevgi yumağı anlar yaşadık. O anları nasıl özlediysem artık, kalktım uykudan ve başladım ağlamaya... Reglim bi de. Ağlamaya yer arıyorum.

Ertesi gece bir daha gördüm.Gene yan yanayız. Bir anda anladım rüyada olduğumu.Baktım rüyama girdikçe beni lüzumsuz yere duygusallaştıracak, "Onurcum" dedim."Telefon numaram aynı, beni oradan ara artık istersen". (rüyada ayar vermek)

Rüya çok acaip bir şey.İstesen gidemeyeceğin, hatta olmayan yerlere gidiyorsun.

Bir de hani bazı rüyalar vardır birine anlatırken şöyle başlar "bizim evdeyiz, ama orası bizim ev değil?!".

Nası lan? His orası ama görüntü orası değil.

Bir de şey olur hani "sen de oradasın ama yoksun?!". Bu sefer de his var görüntü yok.

Beyin denen o et parçasından cidden tırsıyorum.Bazen öcü gibi bir şeymiş gibi geliyor.

Geçenlerde sevgili Patrick anlattı ve komple altımıza ettik.

Patrick'e bir psikolog arkadaşı "rüya görürken rüyada olduğunu fark ettiğinde ellerine bak.Ellerine baktığında farkındalık oluşturup rüyanı kontrol edebilirsin" demiş.Patrick de bu mevzudan bir süre sonra rüyasında babasını görmüş.O anda rüyada olduğunu anlamış ve ellerine bakmış.Sonra da "ben uçabilirim" demiş.O anda da havalanmaya başlamış. Bulunduğu yerin tavanına ulaştığında uçan balonun tavana donunduğu anda olan "boing boing" diye zıplama anını Patrick kafasıyla tavana çaparak yaşamış ve uyanmış. Allahım yarebbim. Bir de bunu canlandırırken görmeniz lazım.

Ben hala ayda 1 bilemedin 2 kere uykuya daldığım ilk 5-10 dakikanın içerisinde ayağımın kaydığını ya da bir yerden düştüğümü görüp tepik atarak uyanıyorum uykumdan.Ama ne tepik atma. Allah muhafaza yanımda bir insan evladı yatsa bir daha geri dönmez o yatağa. Bazen de rüya görmeden kolumu savurduğum oluyor ki, ona kendim de uyanıp "napıyosun olm?" şeklinde tepki verip kızıyorum koluma. Allah potansiyel sevgili aday ve adaylarını korusun ama eksikliğini de göstermesin.

Efenim konuyu sevgiliye falan da hazır bağlamışken, bugünün anlamsızlığı ve önemsizliğiyle kapayayım yazımı.

Ben bugün çok enfes bir gün geçirdim.Öğlen saatlerinde süpris yımırtadan Geveze Bakuş'um çıktı.Kısa süre de olsa onu misafir etmenin ve iki muhabbetin belini kırmanın tadını çıkardım. Ve gece Umut ve Nazlı'yla kulaklarımızın pasını silmek üzere Miss Shanna Jackson'ı dinlemeye gittik."Spontan" gelişen her güzel şey gibi masamıza Sevilaylay ve Hacer de konuk oldu.Pek eğlendik, pek keyiflendik pek, pek olduk.Tadı damakta kalan bir geceydi.En kötü 14 Şubatımız böyle olsun diyerekten yatmaya gidiyorum.

Sevgiler.

1 yorum:

Nazlila dedi ki...

Hahahahaha, ay hala Pat'in o rüyasindaki havalanisini canlandirmasi aklima geldikce gülüyorum..Bir de balon gibi sönüp yere cakilmasini.. :)))

Spontan gecelerin ben de hastasiyim, hele bir de ayni frekansta oldugun insanlarla karsilasinca harika oluyor.. Bu arada Defnecim dün gece ayri bir tatliydin icki sonrasi, esprilerin yürüdü, kostu... :)))