Bazen pozitif düşünmek zordur. Bazen bişey düşünmek daha da zordur. Bazen düşünmemeye çalışırken daha çok düşünülür. Kafa karışır, görüntü bulanıklaşır, uykular salaklaşır...
Bazen iyi bişey olur, ama iyi olmaya da bilir. Bazen daha iyi olsun diye düşünülür, gerisini beklemek gerekir. Ben bazen çok zora gelirim. Bazen zora sokarım kendimi. Bazen zorun içinden çok zor çıkarım.
Bazen zor bana gelir, ben ona gelemem. O bana ısrarla gelirse ben geri geri giderim. Ama bu da biraz zor olur.
Kolay şeyler kolaydır. İstemesem de olur zaten. Bir hecelik sese bakar. Üzerinde düşünmeye ya da kafa kurcalamaya gerek kalmaz kolay şeyler için. Ben kolaya gelirim bazen. Ama çoğunlukla gelmemeye çalışırım. Kolay için yollar yoktur. Kolay son harfindeki "y" kadar kaygan, kıvrak ve dandiriktir. "Zor" içindeki "z" kadar serttir. "O" kadar derece gösterir ve "r" kadar gaddardır bazen...
Bazen zannederim ki süslü kutudan çok isteyip de sahip olamadığım, hatta adını bile bilmediğim bir şey çıkacak. Öyle ki hiç görmemişim, methini duymamışım ama çok istemişim...
O kutulardan genelde dandirik şeyler çıkar. Süslü kutular tehlikelidir, beklenti yaratır ve hayal kırıklığına yol açar.
Ben sade kutuları severim. Fiyonksuz, gösterişsiz...
Beklenti geliştirmek bir yana daha naif bir düşünce kaplar içimi. Daha bir sever, daha bir sahiplenirim.
Düşünmek güzeldir. Düşünmemeye çalışmak da güzeldir. Ama biri kolay, diğeri zordur.
İşleyen demir ışıldar, işlenmeye çalışılan demir işlenmemekte ısrar ediyorsa muhtemelen çeliktir.
Düşünmemeye çalışmak böyle bir şeydir. Çalıştıkça çalışası gelmez. Ne isterse onu yapar beyin. Daha detaycı, daha hızlı ve daha kudurgan oluverir. İnsan uyur, beyin uyumaz.
Adama gece yarısı sabahtan kalma çayı ısıttırır. Dolapta kalan kuru peyniri tırtıklattırır. Saçma sapan dizilerin gece tekrarlarını izlettirir ve dönüp dolaşıp aynı noktaya getirtir.
Şimdi, pozitif düşünüyorum. Beynimi, düşündüğü ve bazen de düşünmemeye çalıştığı için seviyorum. Beynimde güzel şeylere bolca yer ayırdığım için oralarda daha çok dolaşıyorum. Oralardaki güzel şeyleri; sevgiyi, şefkati ve bu hisleri verebildiğim ve verebileceğim insanlar olduğu için şükrediyorum.
Gecenin bir yarısı yazabildiğim için ellerime, gözlerime ve onlarla koordine çalışan beynime teşekkürlerimle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder