Evelsi gün kuzenime gittim. Gece bolca lak lak ettik. Çünkü kendisi ani bir kararla işyerinden biriyle evlenme kararı almış.
Direk "oha!" dedim tabi.
Çünkü adam işyerinde de, Facebookta da yandan yandan asılırken kuzenim adamdan irite olmuş, hatta bana Facebook ayarlarını değiştirtmişti adam fazla bir şey göremesin, gönderemesin diye. En sonunda da ben "bence açık açık konuş da adam da boşa kürek çekmesin" demiştim. Ah biz bu kadın milleti...
Kuzen Facebookta adama durumu anlatayım derken adam kuzene allı pullu dantelli bir gelecekten bahsedip kendisine aşık olduğunu söyleyince kuzenimin "yalnızlık hassasiyeti" denilen yerini dıngırdatmış...
Masada konuşurken "Mart gibi evlenmeyi düşünüyoruz" diyince ben yerimden fırladım. "Ya şurda 10 gündür adamla flört ediyorsun, etme tutma..." dedimse de o mevzunun güzel taraflarında gezindiğinden beni pek iplemedi. ASlında çok üstüne de gitmek istemiyorum ama durum dışarıdan baya hızlı ve baya mantıksız şu an için.
Hani şöyle durumlar vardır: bir potansiyel sevgili adayı vardır. İyidir, hoştur ama sadece sempati duymaktasınızdır. Cepte olduğunu bilirsiniz. Ve eğer baya yalnız ve baya da sevgili olasınız varsa o kişinin size olan ilgisi, sevgisi, aksiyonları sizi onu seviyormuş gibi bir hallere sokar. Aslında hala sadece sempati duyarken sırf bu ilgiden hoşnut olduğunuz için karşılık verirsiniz.
Bence kuzenimin durumu da aynen böyle. Ama gelgelelim evlilik bambaşka bir şey...
Umarım kalıcı bir hata yapmaz...
Dün sabah iki kuzen kuzenlerimin 3 çocuğu ve ben teyzemlere bayramlaşmaya gittik. Bunca yıllık tanıdığım teyzemlerin evde ciddi bir tören halinde ailecek bayramlaştıklarından habersizdim.
Sabah önce bahçede harika bir kahvaltı ve lak lak ettikten sonra içeri girip yaş sırasına göre sıraya girdik. Teyzem ve eniştemin ellerini öptük. Daha sonra da birbirimizin bayramını kutladık. Aslında hoş ve gelenekseldir. Önce için için kıkırdasam da sonra baya hoşuma gitti.
Bizim aile 3 kşilik olduğu için "sen ben bizim oğlan" şeklinde bayramlaşma öyle protokollü falan olmuyor.
Dün öğlen eve döndüm. 4 saatlik uykuyla duran bünyemi dinlendirirken Özlem aradı. Bayramsal işlerini halletmiş dışarı çıkıp eğlenesi varmış. Akşam 22 civarı çıktık nereye gideceğimizi bilmeden. Daha sonra Manhattan da karar kıldık. Bir iki saat orta yaşlı amcaların Blues gurubunu dinledikten sonra If' e geçtik. Bedük konserinin son şarkısında içeri girdik.
Aslında bar mar ortamlarını özlemişim. O saatte içip ortada dönenleri, kavga edenleri, kız-erkek avına çıkanları izlemek inanılmaz keyifli bir şey benim için. Eskiden beri bu bar gözlemi benim için bir hobi gibidir. Yalnız şunu hesaba katmamışım. Artık uzun uzun ayakta kalmak gibi lüksüm yokmuş. Her yanım ağrıyor desem yeridir. Bacaklar sızım sızım.
Bayramın birinci günü böyle geçti. Bugün ikinci gün. Annemleri özledim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder