5 Ekim 2011

Gezelim Görelim Sonra Eve Dönelim


Bayramdan bir hafta önce bayramı ailemle geçirmek üzere 10-15 gün kalırım düşüncesiyle gittiğim yolculuktan henüz döndüm. Planların işlemediğini herkes bilir.Hele de zaman varsa.
Şu zaman döneyim,yarın gideyim dedikçe o yarınlar haftalara dönüştü.Hava güzel, deniz durgun,tatilciler evine döndü,beldemiz bize kaldı diye coşa sevine bugüneymiş dönüşün kısmeti.

Güzelçamlı yerinde duruyor. Pek bir şey değişmemiş.Pastahane aşağı taşınmış,internet cafe kapanmış,Esmaray'ın kızı olmuş,Ümit Abla kolunu kırmış...
Küçük yerde yaşamanın çok farklı bir şey olduğunu uzun uzun kaldıkça daha iyi anlıyorum.Öksürsen duyulur cinsten bir görünmez iletişim ağına sahip bu yerler.Oralı ol ya da olma.Yaptığın her şey ortada.

Bir "şehirli" olarak ben bile oradayken normalde olduğumdan farklıyım.Kısıtlılık gibi bir şey.Son 4 yıldır tanıdığım ve her yaz görüştüğüm yaşları 48 ile 73 arasında değişen ve adını "Garılaa Glübü" koyduğum arkadaş grubumla her akşam çay içip çiğdem çitlerken yapabildiğimiz "kısıtlı" sohbetlerde ben nereye kendim gibi oluyorum?

Aslında bu farklı yaş gruplarından arkadaşlıklarımı çok keyifli de buluyorum. İnsan daha çok dinlemeyi ve gözlemlemeyi öğreniyor. Kendi yaş grubumda olan bitenler biraz standart.Dinleyebileceklerim,göz ardı edebileceklerim ya da alabileceklerim belli bir seviyede. Benden daha küçüklerden de alabildiğim "yeni nesil ne halt ediyor ve nasıl bir bakış açısına sahip" durumu. Elbette onlardan da öğrendiğim çok şey var.

Ama insanın kendinden büyüklerden ibret alacağı daha çok şey var. Her şeyden önce şunu görebiliyorsunuz; İnsanlar yaş olarak büyüyebilir ama o yılları sindirememiş de olabilir.Yani gelirken yanlarında pek bir şey getirmemiş olanları da var.Bu gerçekten fena.Kompleksler, alınganlıklar, yanlış anlamaya açık olmak, cahillik, yanlış bakış açısı çoğu insanın arkasında bırakamadığı bir yük.Deneyimler yerine bunları yaşla beraber hayata getirmek çok kötü.
İşte ibretlik kısmı bu aslında.Yükümüzü belirlemek açısından, şu anda yaşarken ileriye taşıyacağımız şeyleri biz belirliyoruz.

Hayatta sevmediğim şeylerden biri yanlış anlaşılmalar sonucu ya da istemsizce sevdiğim insanlarla küsmüş olma durumu.Hayatımda bir değeri olan ve aslında kaybetmek istemediğim bazı insanlarla eğer küssem bu bana sinsi bir yük oluyor.

Çok şükür son birkaç ayda böyle yüklerimden kurtuldum.Birbirini seven ve zaten kazanmış olan insanların yolu yeniden birleşiyor...

Ve yine iyi bir şey yaptım.2000 yılından 2006 yılına kadar hayatımda olan,aşık olduğum,sevdiğim,en dişe dokunur ilişkiyi yaşadığım ve çeşitli sebeplerden ayrılıp daha sonra da görüşmediğim insana "merhaba" dedim.

Son bir yıldır rüyama girmesinden dolayı için için meraklanıyordum onun için.En sonunda dayanamayıp mesaj yazdım.Cevabı aslında tahmin ettiğim gibiydi.O da bir süredir beni rüyasında görüyordu ve beni merak ediyordu.10 gün önce başlayan bu mesajlaşma silsilesi son 5 yıldır üzerimde taşıdığım sinsi yükü atmama ve beni daha mutlu etmeye yetti.Şimdi o da ben de daha huzurluyuz.Çünkü hala birbirimizin hayatının bir parçasıyız ve sadece iyi olduğumuzu bilmek bile bize huzur veriyor.

Güzelçamlı'dan dönmeye karar verdiğim süreçte sevgili arkadaşım Resul Tire'ye taşındı.En büyük hayalini gerçekleştirerek Ankara'dan kurtuldu.Onu Ankara'dan uğurlayamayacağımı anlayınca bari Tire'den karşılayayım diyerek dönüş yolumu Tire'den geçirdim.Tahminimden çok çok daha güzel bir yermiş Tire.Kasaba gibi,değil gibi, şehirimsi ama daha ferah.Kısacası ilçe ama çok güzel bir ilçe.

Geniş alanlar,parklar,havuzlar,çam ormanları,şahane seyir terasları,eski evler,cıvıl cıvıl sandöviççiler sokağı,salı günleri kurulan çeşidi bol ve büyük bir pazar,yemyeşil ve çok şirin bir yer Tire.
Oldukça da ucuz.Halkı sakin.Gece insanlar dışarıda çay bahçelerinde.Ödemiş,Birgi ve Selçuk'a yakın.Belirgin bir şiveleri var ve çok sevimli.

Bu sene gittiğim her yere yerleşesim geldi.Ama en çok Tire'ye yerleşesim geldi.Belli mi olur:)

Bu arada Birgi'de çok güzel bir yer.Unesco tarafından Birgi Evleri dünya mirasına alındığından evlerin bir kısmı restore ediliyor.Tertemiz, şipşirin bir yer Birgi de.Ama popülasyon 60+.İlkokulun bahçesi hariç hiç çocuk görmediğim gibi genç nüfus da görmedim.Bir gün kitap yazmaya karar verip de inziva için bir yer ararsam ilk düşüneceğim yer Birgi olur sanırım.Sokakları pırıl pırıl,tertemiz.Bu da kesinlikle insan azlığından kaynaklanıyordur:)

Geçen sene gördüğüm leylekler beni sene sonuna kadar bolca gezdirir gibime geliyor.Zira yine bir İstanbul ve hatta oradan da Bursa'ya gitme durumu var.

Çok şükür sağ salim evime döndüm.Ancak 32 dereceden 10 derece ye,Ege'den İç Anadolu'ya gelmek beni baya sarstı.Yanımdaki giyeceklerin tümü baya yazlık olduğundan sabah kafamdaki bandana ve giydiğim bermuda yüzünden hem salak bir durumdaydım hem de baya titredim.
Eve gelir gelmez yazlıklarımı kaldırıp kışlıklarımı çıkardığıma inanamıyorum.Aniden mevsim değiştirdim.Daha da komiği az önce yorganımı çıkarmış olmam bence.

Evet Ege'de hala mevsim yaz ve oralar hala yeşil. Böhü...
Sevgiler.

Hiç yorum yok: